Her gün kabak çekirdeği yemek için 10 neden

Hem sizi doyuracak hem de gerekli besinleri sağlayacak atıştırmalıklar arıyorsanız kabak çekirdeğine bir şans verebilirsiniz. Kabak çekirdekleri E vitamini, demir, magnezyum, K vitamini ve diğer birçok değerli besinleri içeriyor. Kabak çekirdekleri iyi miktarda çinko, kanda oksijen taşıyan kırmızı kan hücrelerinin iyi dolaşımını sağlayan demir, magnezyum, potasyum, E vitamini, bağışıklık sistemini uyaran ve kan kolesterol seviyelerini düzenleyen fitosteroller ve esansiyel yağ asitleri içerir. Bu küçük yenilebilir tohumlar ayrıca vücut tarafından dönüştürüldüğünde, kaliteli uyku sağlayan melatonin hormonunun üretimine yardımcı olan triptofan ve hücre zarlarını vücudun erken yaşlanmasından sorumlu serbest radikallerden koruyan antioksidanlar içerirler. 100 gram kabak çerkideği yaklaşık 600 kaloridir, bu nedenle ölçülü olarak tüketilmelidir. Her gün kabak çekirdeği yemek için 10 neden #1 Sağlığa faydalı birçok bileşik bakımından zengin olan kabak çekirdeği, aşağıdaki yararları için düzenli olarak tüketilebilir: Bağışıklığı Güçlendirir Kabak çekirdeği özellikle çinko açısından zengin olduğu için bağışıklık sistemini güçlendirmeye yardımcı olur. Çinko, bağışıklık hücreleri olan T lenfositlerinin sağlıklı aktivitesini sağlayarak bağışıklık sisteminin düzgün çalışmasını sağlar. Çinko ayrıca vücudun kendisini soğuk algınlığı, grip ve diğer enfeksiyonlara karşı daha iyi korumasına yardımcı olur. Yüksek Magnezyum Sağlarlar Anksiyete, migren, kas krampları ve adet öncesi sendromu magnezyum eksikliğinden kaynaklanabilir. 28 gr kabak çekirdeği, önerilen günlük magnezyum alımının yaklaşık yüzde 20’sini sağlar. Magnezyum özellikle gıdanın enerjiye dönüştürülmesinde, sinir uyarılarının iletilmesinde, kasların gevşemesinde ve kemiklerin ve dişlerin oluşumunda rol oynar. Kalsiyum ve potasyum ile etki ederek kalp atış hızını düzenler ve insülin üretimine katılır. Çeşitli çalışmalar ayrıca kalp ve damar hastalıklarının önlenmesinde de magnezyumun etkili olduğunu göstermiştir. Uykuya Yardımcı Olur Uyuyamıyor musunuz? Yatmadan önce biraz kabak çekirdeği yiyebilirsiniz. Kabak çekirdekleri, uykuya dalmaya çalıştığımızda çalışan bir amino asit olan doğal bir triptofan kaynağıdır. Günde yaklaşık 1 gram triptofan tüketmenin uykuyu iyileştirdiği biliniyor. Ancak gerekli triptofan miktarını elde etmek için yaklaşık 200 gram kabak çekirdeği yemelisiniz. Tohumlardaki çinko, triptofanın serotonine dönüştürülmesine de yardımcı olabilir, bu da daha sonra uykuyu düzenleyen bir hormon olan melatonine dönüştürülür. Ayrıca kabak çekirdeği mükemmel bir magnezyum kaynağıdır. Yeterli magnezyum seviyeleri de daha iyi uyku ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmalar, magnezyum almanın, düşük magnezyum düzeyine sahip kişilerde uyku kalitesini ve genel uyku süresini iyileştirdiğini göstermiştir. Demir Açısından Zengindir Kabak çekirdeği iyi demir kaynaklarından biridir. 28 gr kabak çekirdeği, önerilen günlük demir alımının yaklaşık yüzde 5’ini sağlar. Demir, genel sağlık için gereklidir ve vücutta oksijen taşımanın yanı sıra çok sayıda işlevde yer alır. Ancak bitkisel kaynaklı demir, hayvansal kaynaklı demir gibi emilmez. Bu anlamda vejetaryenlerin özellikle yorgunluk ve halsizliğe neden olabilecek demir eksiklikleri yaşamamaları için 2 kat fazla demir tüketmeleri önerilir. Kötü Kolesterolü Düşürür Kabak çekirdeğindeki fitosteroller, kötü kolesterol seviyelerini düşürmeye yardımcı olur. Fitosterol, kolesterolün bitki eşdeğeridir. Fitosterol damarları tıkamanın aksine onları temizlemeye yardımcı olur. Doğal Bir İltihap Önleyicidir Bir antioksidan kaynağı olan kabak çekirdeği, iltihap önleyici etkiye sahiptir ve bu nedenle vücudu serbest radikallerin neden olduğu hasara karşı korumaya yardımcı olur. Serbest radikaller, bir hücrenin çekirdeğindeki DNA’yı okside ederse, kanseri başlatabilen hücre mutasyonu meydana gelebilir. Kandaki kolesterolün oksidasyonu, damarlarda yağ birikintilerinin oluşmasına yol açarak kalp hastalığına veya felce neden olabilir. Serbest radikaller ayrıca katarakt, bağışıklık yetersizlikleri, artrit ve erken hücresel yaşlanmaya da neden olabilir. Menopoz Belirtilerini Hafifletir Araştırmalar, sıcak basması ve baş ağrısı da dahil olmak üzere menopoz belirtileriyle daha iyi mücadele etmek için kabak çekirdeği tüketmenin yararlı olabileceğini gösteriyor. Kabak çekirdeği yağının bu belirtilerin hafifletilmesinde etkili olduğu gösterilmiştir. Cilt, Saç ve Tırnak Sağlığını Geliştirir Kabak çekirdeği esansiyel yağ asitleri, çinko, A vitamini ve E vitamini içerir. Bu besinler parlak cilt ve güçlü, sağlıklı saç ve tırnakların korunmasına yardımcı olur. Çalışamalar, kabak çekirdeği yağının saç dökülmesi olan erkeklerde saçların yeniden büyümesine yardımcı olduğunu göstermiştir. 24 hafta boyunca 400 mg kabak çekirdeği yağı tüketen deneklerde, yeniden büyümenin plasebo alanlara göre yüzde 40 daha fazla olduğu ortaya çıkmıştır. Böbrek Taşlarıyla Mücadele Eder Kabak çekirdeği böbrek taşı oluşumunu da engelleyebilir. Böbrek taşlarına karşı daha iyi mücadele etmek için bol su içmek, sodyum alımını sınırlamak ve günlük olarak 2 gramdan fazla C vitamini tüketmemek önerilir. Böbrekler, mesaneye giden uzun, dar bir tüp olan üreterde sonlanan tuz ve mineral parçacıklarını uzaklaştırmak için tasarlanmıştır, bunlar daha sonra idrarla atılırlar. Kimyasal bir dengesizlik veya başka bir kusurlu süreç, parçacıkların bir araya toplanarak kristaller ve ardından böbrek taşları oluşturmasına neden olduğunda sorunlar ortaya çıkar. Kabak çekirdeği tüketimi bu taşların oluşumunu engelleyebilen bileşikler içerir. İyi Bir Protein Kaynağıdır Kabak çekirdeği aynı zamanda iyi bir bitkisel protein kaynağıdır. 28 gr kabak çekirdeği, 5 gr protein (önerilen günlük protein ihtiyacının yüzde 10’u) sağlar. Bu nedenle kabak çekirdeği vejetaryenler ve veganlar için en iyi protein kaynakları arasındadır. Proteinler, açlığı düzenlemeye ve yemek istekleri kontrol etmeye yardımcı olmanın yanı sıra kasları geliştirmeye ve korumaya yardımcı olur. Ancak vejetaryenler ve veganlar, farklı bitkisel protein kaynaklarını (örneğin baklagiller ve tahıl ürünleri) birleştirerek diyetlerinin tüm amino asit ihtiyaçlarını karşılamasını sağlamalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.