Modada yenilenebilir enerji atağı

BİRLEŞMİŞ Milletler tarafından geçtiğimiz günlerde yayınlanan İklim için Moda Endüstrisi Sözleşmesi, 2023 ilerleme raporuna göre, şirketler iklim için umut verici adımlar atarken, yüzde 80’den fazlası ise iş süreçlerini şeffaf şekilde kamuoyuyla paylaşıyor. Raporda, sektörde karbon ayak izinin silinmesi konusunda atılacak adımların aciliyeti bir kez daha vurgulanırken; işbirliği ve raporlama gibi konularda başarılı adımlar atılsa da hedefe ulaşmak için gidilecek çok yol olduğuna dikkat çekiliyor.

TEDARİKÇİLER DE OYUNDA

Geçtiğimiz mart ayında açıklanan rapora göre, yenilenebilir enerjiye dayalı tüketim açıklayan imzacıların sayısı 2021-2022 arasındaki bir yılda iki katına çıktı. 2030’a kadar yüzde 100 yenilenebilir enerji hedefi belirleyenlerin sayısı ise 2020-2022 yılları arasında yüzde 18’den yüzde 42’ye yükseldi. 2022’de imzacıların yüzde 80’i tedarik zincirlerini iklimle ilişkili konulara dahil ederken; yüzde 26’sı ise 2022’de iklimle ilgili konularda karar vericilerle görüştü ve gerekli yasal düzenlemeler konusunda söz sahibi olduklarını belirtti.

99 İMZACI YER ALIYOR

Fashion Charter 2018 yılında, küresel ısınmayı 1.5 dereceyle sınırlı tutmak, 2050 net sıfır karbon emisyonu hedefine ulaşmak için oluşturuldu. Bu kapsamda, 2030’a kadar elektriğin yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan sağlanması, çevre dostu hammadde tedariki, 2030’a kadar kömür kullanımının sonlanması gibi taahhütler öne çıkıyor. BM ile birlikte çalışmayı sürdüren CDP (Karbon Saydamlık Projesi) ise kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak, yatırımcıların, şirketlerin ve şehirlerin, çevresel etkiler konusunda sera gazı emisyonlarını ölçerek, kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşmayı amaçlıyor.

Rapora göre, dünya genelinde 99 imzacı var. Söz konusu imzacılardan 68’i markalardan, 31’i ise üreticilerden oluşuyor. Burberry, Inditex, LVMH, Puma ve Hugo Boss gibi şirketlerin de yer aldığı listede imzacıların taahhütlerin geliştirilmesinde önemli rol sahibi olduğu kaydedildi.

AMAÇ YENİ STANDARTLAR BELİRLEMEK

STRATEJİST Lindita Xhaferi-Salihu ortak akıl oluşturulması gerekliliğine dikkat çekerken, “Şirketler özelinde ve tüm tedarik zincirinde bir araya gelerek, iklim kriziyle mücadelede gerekli değişikliklerin yapılmasında yol gösterici olmak, Moda endüstrisi için kritik öneme sahip. Hedefimiz, 2030 yılına kadar anlamlı bir ilerleme sağlamak ve sürdürülebilir, sorumlu ve yenilikçi bir endüstri olmak için yeni bir standart belirlemek” açıklamasını yaptı.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*