1970’lerdeki Gibi Bir Kriz Kapıda mı? Enflasyonda Yeniden Yükselişi Deutsche Bank 4 Maddede Anlattı

Dünyanın dev bankalarından Deutsche Bank, küresel enflasyonun düşüş trendinde dengelenmesine çalışılırken, Ortadoğu’da yeniden karışan gündemle 1970’li yıllarda yaşananlara benzer bir durum görülebileceği uyarısı yaptı. Uzmanlar dünyada iyi hatırlanmayan o yıllarda enflasyonun neden yükseldiğini ve günümüzdeki benzerlikleri 4 maddede açıkladı.

Deutsche Bank, enflasyondaki seyrin 1970’lere benzemesinden endişe edildiğini açıkladı.

Sözcü’nün aktardığına göre, ABD Merkez Bankası (Fed) enflasyona karşı henüz zafer ilan etmezken, uzmanlar gündemin de karışmasıyla tüketicilerin enflasyon beklentilerini kontrol etmenin zorlaştığını bir stagflasyon dönemine girme olasılığının yeniden yükseldiğini söyledi.

Dünyada 70’li ve 80’li yılların başında ekonomileri sarsan yüksek enflasyon ve yavaş büyüme dönemleri yeniden travmaları tetikledi.

Deutsche Bank stratejistleri, yayınladıkları raporda, ‘rehavete kapılma zamanı olmadığını’ vurgularken, ‘ihtiyatlı olmak için nedenler var” uyarısında bulundu. 

Piyasalarda yeniden enflasyonla yaşamaya ve krizlere dönülebileceğini dair endişelerin dört nedeni de şu şekilde sıralandı.

Neden 1: “Enflasyon gelişmiş ülkelerde hala hedefin üzerinde bulunuyor.”

G7 ülkeleri yani dünyanın gelişmiş ekonomilerinde enflasyon merkez bankalarının hedeflerinin çok üzerinde olurken, son verilere göre, ABD enflasyonu da yeniden yükselişe geçmişti. 

Merkez bankalarının sıkı para politikalarıysa piyasaları zorluyor.

Neden 2: “Yeni bir fiyat şoku, enflasyon beklentilerini kolayca bozabilir.”

Enflasyonun pandemi çıkışından bu yana yani yaklaşık iki yıldır hedeflerinin üzerinde seyretmesiyle  ABD ve Avrupa’nın büyük bölümünde halen pandemi öncesi seviyelerden yüksek olduğu görülüyor. (Bunda Rusya-Ukrayna etkisi büyük oluyor) .

Stratejistler, yeni bir şokun (İsrail-Filistin savaşının büyümesi gibi) enflasyonu 3 hatta 4 yıl boyunca hedefin tutması halinde, uzun vadeli beklentilerde gerçek enflasyondan daha düşük seviyeler görüleceğine dair uyarıyor.

Neden 3: “Ekonomik büyüme durgun.”

Enflasyonla mücadelede sıkılaşan finansal koşulların ekonomiye zarar vermeye başladığını belirten uzmanlar, bu trendin bozulması için de çok az neden olduğunu söylüyor. 

Dünyanın en büyük ekonomisi ABD’nin borç/GSYH oranının 1970’lerdeki seviyesinin çok üzerine olduğu görülürken, ekonomik büyümenin canlanması için de mali teşvik imkanları sınırlı kalıyor.

Enflasyondaki yapışkanlık da göz önüne alındığında, büyüme için para politikasının gevşetmesi söz konusu olmuyor.

Neden 4: “Fed’in enflasyonla savaşının son dönemi genellikle en zor dönemdir.”

Dünyanın gözünün içine baktığı Fed’in, para politikasında gevşemenin başlaması zor görünüyor. Enflasyon hedefine yaklaşılırken, yüksek borçlanma maliyetlerinin varlık fiyatları üzerinde oluşturduğu ağır yük, Fed’e faiz indirimi baskısı yapıyor.

Ancak parasal sıkılaştırma ekonomide gecikmeli etki ederken, faiz artışlarının sonuçlarını henüz tam hissetmemiş olabiliriz. Tüm bunlar da Fed’in ekonomiyi resesyona itme riskini artırıyor ki geçen yıl piyasalarda en büyük endişe bu olmuştu. 

Stratejistler, ‘Geçen 18 ay boyunca, 1970’lere dönüş için karşıt gelişmeler umut vericiydi. Ancak şimdilik, bunun için çok erken’ dediler.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx